Bilinçsiz kullanılan zayıflama ilaçları felç hatta ölümle sonuçlanabilir

Kilo vermek isteyen birçok kişi tarafından kullanılan zayıflama ilaçları çok ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Farmasyon Eğitim ve Danışmanlık ekibinden Ecz. Ayşegül Kılıcel, kilo vermek amacıyla arkadaş tavsiyesine güvenerek orijini belli olmayan ilaçlar kullanmamak gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Günlük hayatımızın pek çok anında ‘mucize zayıflama ilacı’ adı altında yüzlerce ürünle karşılaşıyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı yazılı uyarıya rağmen, yeterli kontrolden geçmemiş bu ürünlere ne yazık ki talep hala devam ediyor. Son olarak İrlanda Ecza Kurulu (IMB), sibutramin içeren 40’a yakın zayıflama ilacının kalp rahatsızlıklarını tetikleyebileceği gerekçesiyle uyarıda bulundu. Duyuruda, 2010’da FDA tarafından yasaklanan bu ilaçların internet üzerinden yasadışı olarak satıldığı hatırlatıldı.”

“Zayıflama ilaçları felce neden olabilir”

Organizmanın fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için günlük alınması gereken belirli bir kalori miktarının olduğunu söyleyen Farmasyon Eğitim ve Danışmanlık ekibinden Ecz. Ayşegül Kılıcel, bu miktarın erkekler için günlük ortalama 2500, kadınlar için 2000, çocuklar için de 1800 kalori olduğunu belirtti: “Zayıflamak için de ya diyetle alınan kalorileri azaltmak ya da egzersiz yaparak harcanan kalori miktarını artırmak gerekir. Zayıflama ilaçları ise bu durumu sağlamak için beyne doygunluk hissi vererek iştah azaltır ya da bağırsaktan yağ emilimini azaltarak kalori alımını kısıtlar. Beyne doygunluk hissi veren ilaçlar genellikle kannabinoid ve noradrenalin reseptörleri gibi sempatik sinir sistemininin bileşenlerini uyaran mekanizmalarla etki ettikleri için genellikle yan etki olarak kardiyovasküler hasara ve felç gibi problemlere neden olur. Yağ emilimini etkileyen ilaçlarda ise yağlı dışkı, dışkı tutamama, gaz ve karın şişkinliği gibi yan etkiler görülmektedir.”

Farmasyon Eğitim ve Danışmanlık ekibinden Ecz. Ayşegül Kılıcel; “Zayıflama ilaçlarının geçmişine göz attığımızda pek hoş şeylerle karşılaştığımız söylenemez” diyerek şunları ekledi: “1990 yılından günümüze kadar ‘mucize zayıflama ilacı’ adı altında pek çok ilaç piyasaya sürüldü ve kötü anılar bırakarak piyasadan kalktı. Kalp kapağı hasarı, depresyon ve anksiyete, kalp krizi, felç gibi çok ciddi rahatsızlıklar zayıflama ilaçlarının kullanımına bağlı ortaya çıkmış vakalardandır. Sentetik zayıflatıcı ilaçlar özellikle Uzakdoğu’dan gelen zayıflatma iddiasındaki ürünlere ilave edilmekte ve kaçak yollarla ülkemize sokulmaktadır. Arkadaş, komşu tavsiyesiyle kullanılan, “tamamen bitkisel” sıfatıyla pazarlanan bu tür ürünleri kullananlarda ilerleyen dönemlerde ciddi advers reaksiyonlar gözlenmektedir.”

Zayıflama ilaçlarının etkilerinin genelde kalıcı olmadığını, ilacın bırakılmasından sonra kiloların genellikle geri alındığını belirten Kılıcel; “Sonuç olarak, zayıflama ilaçları kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalı, gelişebilecek advers reaksiyonlara karşı çok dikkatli olunmalıdır. Bununla birlikte kilo vermek amacı ile arkadaş tavsiyesine güvenerek orijini belli olmayan ilaçlar kullanmak yerine egzersiz ve diyetle kilo kontrolü sağlanmaya çalışılmalıdır.” dedi.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir